Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği - Narlıdere Cemevi

YolunuArayanAlevilik

Karacaahmet Sultan Dergâhı’nda düzenlenen cem törenine katıldık ve...

Yaşlı amca birden elimi öpmeye kalktı

SUNUŞ

Bu yazı dizisinde Alevilerin temel sorunları ve talepleri, bölünmeleri, iç tartışmaları, kendilerinden olmayan kesimlere ve Diyanet’e bakışları; Diyanet’in de Alevilik hakkında görüşleri yer alacak. Ayrıca Alevilerin yaşantısından kesitler de sunacağız.

RUŞEN ÇAKIR İHSAN YILMAZ / YOLUNU ARAYAN ALEViLiK - 1

Vaaz verilirken yanımdaki yaşlı amca elimi öpmeye kalkınca, çok şaşırdım. Meğer ibadet başlamadan önce herkes birbirinden bu şekilde rızalık alırmış

YOLUNU ARAYAN ALEViLiK Yer istanbul’da Karacaahmet Sultan Dergahı. Burada Alevilerin cem törenini izleyeceğiz. Ayakkabılarımızı çıkararak içeri giriyoruz. Büyükçe bir salon. Hz. Ali’den Karacaahmet’e kadar inanç önderlerinin fotoğraflarıyla donatılmış. Atatürk’ün fotoğrafı da aynı salonda yerini almış. Yoksullar ve dergâhı ziyarete gelenler, etli bulgur ve ayrandan oluşan yemeklerini bitirdikten sonra salonda toplanmaya başlıyor. Kadınlar başlarını kapatarak içeri giriyor ve erkeklerle karışık oturuyor. Ceme katılacaklar ortada çember oluşturuyor.

ÖNCE BİRLİK DUASI

Cem sırasında sessizliği sağlamakla görevli olan bir kişi var. Bu kişiye "gözcü" deniyor. Gözcü çemberin ortasında yerini alıyor, ibadete katılıyor ama hiç oturmuyor. Karacaahmet Dergâhı’nın dedesi Kemal Uğurlu da baş köşedeki, "dede postu"nda oturuyor. Önce ceme gelenlerin hayırlı niyetlerinin kabulü için ayakta "birlik duası" yapılıyor. Herkes oturduktan sonra "ülkenin birliğinin, düzeninin bozulmasına meydan vermeyin" diye vaaza başlıyor, Alevi dedesi.

KUL HAKKINDAN ARINMALI

Konuşmasında Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaşi Veli ve Atatürk’ün sözlerinden destek alıyor. Ceme katılanlar da vaaz sırasında zaman zaman Allah’a yakarıyor, eller havaya kalkıyor. Vaazdan sonra "Tövbe günahlardan estağfurullah" diyerek günahların affedilmesi isteniyor. Yanımda oturan yaşlı amcanın elime sarılıp öpmek istemesiyle şaşırıp kendimi geri çekiyorum. Sonra anlıyorum ki, ibadet başlamadan kul hakkından arınmak için herkes birbirinden rızalık alıyor ve yanındakine sarılıyor.

SALAVATLA SONA ERİYOR

Türkçe dualarla başlayan ibadet boyunca üç kez secdeye gidiliyor, 12 imam zikri yapılıp tevhit çekiliyor. Bu sırada dedenin, bağlaması ile "Gönül gel maralım Hüseyin’e doğru..." diyen sesi duyuluyor. Ceme katılanlar, dizlerine göğüslerine vurarak eşlik ediyor. Hz. Muhammet’in miraca çıkmasını temsilen yapılan "miraçlama" ile semah dönülüyor. Ardından, Kerbela şehitleri için okunan mersiye sırasında da gözyaşı dökülüyor.

YOLUNU ARAYAN ALEViLiK Umutları Sezer’de

Aleviler Hacı Bektaş Veli Şenlikleri’ne katılacak olan Sezer için "O herhangi bir siyasetçi değil. Hukuku bilen biri. İşte bu nedenle onun ziyareti bizim için çok farklı olacak" diyor

Hacı Bektaş Veli Şenlikleri’nin bu yılki en önemli konuğu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer. Sezer’in şahsında devlete taleplerini anlatacak olan Aleviler, onun yarın vereceği mesajlarla bir bakıma devletin Aleviliği resmen tanıyacak olmasını umut ediyorlar. Cem Vakfı Başkanı Prof. İzzettin Doğan ise devletin Aleviliği tanıması diye bir sorun olmadığı kanısında. 1997’de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakan Mesut Yılmaz ile Başbakan Yardımcıları Bülent Ecevit ve İsmet Sezgin’in gelmiş olduklarını ve Demirel’in "Göğsünüzü gere gere Aleviyim diyebilmelisiniz" sözlerini hatırlatıyor.

Huzursuz eden yasak

Doğan, şöyle devam ediyor: "Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın Cumhurbaşkanı seçilmiş olması, bizim için bir umut kaynağı. Herhangi bir siyasetçi değil, hukukun ne olduğunu, ne olması gerektiğini bilen kişi. O açıdan, yeni cumhurbaşkanımızdan beklentilerimiz çok daha büyük önem taşıyor. Daha önce burada devlet adına, vatandaşıyla alay niteliğini taşıyan, onları çocuk yerine koyan yaklaşımlar sergilendi. Ama bu seferki ziyaretin farklı olacağını zannediyoruz. Daha ciddi ve uyarıcı olmasını bekliyoruz."

Prof. Doğan, Aleviliğin tanınmasına ihtiyaç olmadığını söylese de önemli bir yasak Alevilerin gündeminde ön sırayı işgal ediyor. Mayıs 2001’de tüzel kişilik kazanan Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği’ne (ABKB) valilik tarafından gönderilen yazıda, "Alevi, Bektaşi, Cem ve kültür- evleri açar, yapar, açılmasına katkıda bulunur" kavramlarının Dernekler Kanunu’na göre yasak olduğu bildirildi ve bunların tüzükten çıkarılması istendi.

Alevilerin en temel sorunları

Semtlerimize artık baskı yapmayın!

Yaklaşık 250 Alevi örgütünün desteğiyle kurulan Alevi - Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği’nin (ABKB) Başkanı Ali Doğan, Alevilerin en temel taleplerini şöyle sıralıyor:

  • Diyanet’e olan devlet desteğinin kaldırılması.
  • Mecburi din derslerinin kaldırılması.
  • Etnik köken ve inanç hâkimiyetine son verilerek, vatandaşlık hukukunun genişletilmesi.
  • Laikliğin eksiksiz olarak tatbik edilmesi.
  • Yasalarda eşitlik ilkesine ve Anayasa’nın amir hükümlerine aykırı olan yasaların yürürlükten kaldırılması.
  • Devletin yönetim kadrolarında Alevi-Sünni ayrımının yapılmaması.
  • Alevi yerleşim yerlerine yapılan baskıların kaldırılması.

Değişim onlar için de kaçınılmaz

‘AB yolunda kabuklarımızı parçalayacağız’

Sezer’in elinden Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış ödülünü alacak olan Alevi araştırmacı - yazar Reha Çamuroğlu, sorularımızı yanıtladı:

Aleviler arasındaki bölünme ve tartışmalar hayati önem arz ediyor mu? Alevi cemaatini tanımayanlar için bunlar çok hayati tartışmalar olarak algılanabilir. Fakat cemaatin kendi içinde çok büyük bir aile gibi bir yapısı vardır. Ama şunlar tartışılıyor: Alevilik bundan sonra içine kapalı bir cemaat olarak mı varlığını sürdürecek? Daha evrensel bir açılıma mı girecek? Yoksa Alevilik, belli kadroların bir süredir telaffuz ettiği pozitivizmle kendi kendini fesih mi edecek?

‘Devlet kabul etmeli’

Diğer cemaatlerle ilişki konusu hakkında yeni açılımlar var mı?

Gördüğüm kadarıyla henüz açılım yok. Alevilerin özgüvenlerinin oturduğunu gözlüyoruz. Bunun sonucunda diğer toplumsal kesimlere farklı yaklaşacaklardır. Bunun da Türkiye’nin gidişatına paralel olarak olumlu olacağını düşünüyorum. Türkiye demokratik bir ülke olarak AB yolunda hızlı adımlar atacaksa, Alevilerin de kabuklarını parçalayacaklarını düşünüyorum. Ama Alevilerin varlığı devlet katında kabul edilmediği müddetçe demokratikleşme mümkün değil.

YOLUNU ARAYAN ALEViLiK ‘Aşçı yemek vermedi’

Üç Alevi kız kardeş, işyerlerinde yaşadıkları ayrım yüzünden aylardır işsiz!

Alevi ve Sünniler arasında yalanlarla örülmüş tabuların etkisi günümüzde de etkisini gösteriyor. Üç Alevi kız kardeş, bu tabunun faturasını şöyle anlatıyor:

Nuran Akkoyun: Ümraniye’de oturuyoruz. İki ablamla birlikte üç kardeş beraber aynı yerde çalışıyorduk. İşyerindeki kızların hepsi kapalıydı. Tek Alevi biz vardık. 50 - 60 kişiydik ve kimse bizimle muhatap olmuyordu, tek düşünceleri bizi o işyerinden çıkarmaktı. Aşçı yemek dağıtırdı, bize vermezdi, yemeğimizi kendimiz alırdık. Bu nedenlerden dolayı iki ay önce işten ayrılmak zorunda kaldık. O zamandan beri de işsiziz.

Songül Akkoyun: İşten çıkmayıp ne yapacaktık? İnanabiliyor musunuz, içtiğimiz bardaktan su içmiyorlardı. Bu olaylarla karşılaşınca çok üzülüyorum. Çalışmak da zorundayız. Toplumdaki bu ayrım artık bitmeli. Biz nasıl ayrım yapmıyorsak, onların da yapmaması lazım.

15.08.2001

YARIN

  • Gazi Mahallesi’nde ne değişti?
  • Devlet Gazi halkıyla barışıyor mu?
  • Gazi gençliği nereye koşuyor?
  • Yabancı gazeteciler Gazi’de neyi işitmekten memnun olmuyor?
  • Sünniler cemevine ilgi gösteriyor mu?

KAYNAK: http://www.milliyet.com.tr/2001/08/15/guncel/agun.html

 

Bugün 27 ziyaretçi (33 klik) kişi burdaydı!
Copyright FıraT




Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol